Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Arzu Fırat Ersoy, ekibiyle birlikte DSİ 22. Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Bu anlamlı buluşmada, Müdür Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Yüksek ve Doç. Dr.
Ali Erden Babacan ile birlikte Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Banu İkizler, Prof. Dr. Hakan Ersoy, Doç. Dr. Zekai Angın, Doç. Dr. Turgay Dindaroğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Osman Üçüncü de yer aldı.
Ziyaret sırasında, Trabzon’un özellikle yağış alan bir bölge olması nedeniyle yaşanan heyelanlar ve bunların sonucunda ortaya çıkan taşkın afetleri detaylı bir şekilde ele alındı. Doç. Dr.
Ersoy ve beraberindekiler, bu konuda Bölge Müdürü Cengiz Han Kılıçaslan ile görüş alışverişinde bulunarak, yaşanan doğal afetlerin önlenmesi ve yönetimi üzerine fikirlerini paylaştılar.
Görüşmelerde, mevcut taşkın kontrol projelerinin yanı sıra, yeni tedbirler ve araştırma projeleri için olası işbirlikleri konuşuldu.
KTÜ Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin uzmanlık alanındaki bilgisi, bölgedeki afet yönetimi ve öncesinde alınacak önlemler konusunda katkı sağlama potansiyeli oldukça dikkat çekiciydi.
Bu tür işbirliklerinin, hem akademik hem de uygulamaya yönelik sonuçlar doğurabileceği konusunda katılımcılarda güçlü bir inanç oluştu.
Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen taşkın kontrol yatırımları üzerine de detaylı bilgilere ulaşan heyet, bu projelerin etkinliğini artırmak adına neler yapılabileceği üzerine çeşitli öneriler sundu. Doç. Dr.
Ersoy, heyelanlara karşı halkı bilgilendirme çalışmalarının da önemine değinerek, farkındalık yaratmanın öncelikli hedeflerden biri olması gerektiğini vurguladı.
Sonuç olarak, KTÜ Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi ile DSİ 22. Bölge Müdürlüğü arasında kurulacak olan işbirlikleri, bölgedeki doğal afetlerle mücadele konusunda önemli bir adım olabilir.
Tarafların bu tür görüşmelerine devam etmesi, hem bilimsel hem de pratik anlamda fayda sağlayacak projelerin hayata geçmesi adına umut verici bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Bu tür işbirliklerinin artırılması, Trabzon gibi riskli bölgelerde daha güvenli bir yaşam alanı oluşturulmasına katkı sağlayacak.