Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) akademisyenleri, Artvin ile İstanbul arasında yer alan 23 farklı istasyonda mikroplastik kirliliğini inceleyen bir proje gerçekleştirdi.
Projenin yürütücüsü KTÜ Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Yahya Terzi, mikroplastik kirliliği konusunda önemli bulgular elde ettiklerini açıkladı. Dr. Terzi, İstanbul’un Karadeniz kıyılarında en yüksek kirlilik değerlerine ulaştıklarını belirtti.
Proje kapsamında, Dr. Terzi’nin liderliğinde KTÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Rafet Çağrı Öztürk ve Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Şahin ile RTEÜ’den Doç. Dr. Kenan Gedik ve Doç. Dr. Ahmet Raif Eryaşar yer aldı.
Çalışma, “Karadeniz Kıyısında (Supralitoral ve Mediolitoral Bölge) Sediment ve Deniz Suyundaki Mikroplastik Kirliliğinin Belirlenmesi” başlığı altında yürütüldü.
Mayıs 2021’de başlayan araştırma sürecinde, Türkiye’nin Karadeniz kıyılarını temsil edecek şekilde örnekleme yapıldığını kaydeden Dr. Terzi, bu istasyonlardan kıyı suyundan alınan örneklerin analiz edildiğini aktardı.
Plankton kepçesi kullanarak sudan topladıkları örneklerin, laboratuvar ortamında ayrıştırılması gerektiğini vurguladı. Dolayısıyla, gözle görülemeyen mikroplastik partiküllerinin, diğer organik materyallerden ayrılarak tanımlandığını belirtti.
Dr. Terzi, toplamda 15 farklı plastik türüne rastladıklarını ve bu plastiklerin kirlilik yükünün yoğunluğunu belirlemeye çalıştıklarını ifade etti. Araştırmanın sonuçlarında, İstanbul’un Karadeniz kıyılarındaki kirliliğin en yüksek seviyede olduğunu bildirdi.
Bu bölgede bir metreküpte ortalama 20 ila 55 mikroplastik partikülü tespit edildi. Ayrıca Doğu Karadeniz’in Rize, Artvin ve Trabzon kıyılarında da benzer şekilde 20 parçacık bulunduğunu açıkladı. Orta Karadeniz bölgesinde ise kirlilik seviyesinin daha az olduğunu kaydetti.
Mikroplastik kirliliğinin son yıllarda giderek daha fazla önem kazandığını belirten Dr. Terzi, bu konunun son on yıldır sıkça gündeme geldiğini, Karadeniz’in durumu hakkında net bilgi sahibi olmanın, gelecekteki temizlik ve önleme çalışmaları için önemli olduğunu söyledi.
Bu tür çalışmaların literatürde henüz net bir kirlilik tanımı olmadığını ve deniz canlıları üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla araştırmaların devam ettiğini ifade etti.
Karadeniz’deki mikroplastik kirliliği, hem ekosistem sağlığı hem de insan sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu kapsamda yapılan bilimsel çalışmalar, önleyici tedbirlerin geliştirilmesi ve kirliliğin azaltılması için önemli veriler sunmayı hedefliyor.