KTÜ Farabi Hastanesi’nde Deri Kanseri Taramaları Başladı

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi, deri kanseri taramalarına dijital dermatoskop ve tüm vücut haritalama cihazı ile başladı.

Hastane tarafından yapılan duyuruda, Deri ve Zührevi Hastalıkları Bölümü’nde bu taramalardan faydalanmak isteyenlerin başvurularında yoğunluk yaşandığı ve Trabzon’un yanı sıra çevre il ve ülkelerden de hasta kabul edildiği belirtildi.

Deri ve Zührevi Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Aksu Arıca, deri kanserinin tüm kanser türleri arasında en yaygın olanı olduğunu dile getirdi.

Güneş ışınlarının, deri kanseri için önemli bir risk unsuru olduğunu kaydeden Arıca, ultraviyole ışınlarının deri hücrelerinin DNA’sına zarar vererek bu hastalığı tetikleme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.

Özellikle bölgede açık deri tipine sahip olanların, çay, balık ve fındık gibi güneş altında uzun süre kalan işler yapmalarının riski artırdığını vurguladı.

Hastanede her yıl yaklaşık 300 yeni deri kanseri tanısının konulduğunu belirten Arıca, erken teşhisin bu tür kanserlerde kritik bir öneme sahip olduğunu, zira erken dönemlerde tespit edilen deri kanserinin tedavi edilebilme olasılığının daha yüksek olduğunu söyledi.

Deri kanseri türlerinin teşhisinde geleneksel göz muayenesinin zaman zaman gecikmelere yol açabildiğini belirten Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Baykal Selçuk ise, el dermoskopu gibi cihazların erken teşhis açısından büyük bir avantaj sağladığını anlattı.

Selçuk, günümüzde kanser taraması yapılan hastalarda bu muayene yönteminin standart hale geldiğini, dijital dermatoskop ve tüm vücut haritalama cihazlarının bilgisayar destekli değerlendirme yapma imkanı sunduğunu açıkladı.

Bu teknoloji sayesinde, mevcut ben ya da lezyonlardaki değişikliklerin eski görüntülerle karşılaştırılması mümkün hale geliyor, bu da erken tanı için büyük bir fırsat sunuyor.

Böylece gereksiz ameliyatların önüne geçilebiliyor ve yeni ya da değişim gösteren her lezyonun otomatik olarak tespit edilmesi sağlanıyor.

Selçuk, erken tanının yalnızca deri kanserinin değil, aynı zamanda lenf bezleri ve diğer organlara yayılımının da önüne geçtiğini, bu durumun ise hastaların tedavi şansını ve yaşam sürelerini artırma potansiyeli taşıdığını sözlerine ekledi.

Yorum yapın