Anadolu’da Yunanistan tarafından gerçekleştirilen insanlık suçları ele alındı

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Hikmet Öksüz, düzenlenen sempozyumda Yunan ulusçuluğu ve yayılmacılığının arka planına dikkat çekti.

“Bugün Ege ve Akdeniz’deki ‘Mavi Vatan’ coğrafyasındaki mücadeleleri anlamak için Amerika’da Philadelphia’da Yunanistan’ın motivasyon kaynaklarını incelemek büyük önem taşıyor” dedi.

Türk Tarih Kurumu tarafından KTÜ’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Yunanistan Tarafından Anadolu’da İşlenen İnsanlık Suçları: İşgalci Mağdur Olabilir Mi?” başlıklı sempozyum, etkileyici bir atmosferde sona erdi. Prof. Dr.

Öksüz, sempozyumda sunulan görsel destekli arşivlerin, konunun önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Yunanistan’ın Anadolu’da 100 yıl önce gerçekleştirdiği mezalimden bahseden Öksüz, “İşgalci mağdur olabilir mi?

Hayır, kesinlikle hayır” diyerek bu durumun belgelerle kanıtlandığını vurguladı.

Prof. Dr. Öksüz, Anadolu’daki Yunan işgali sırasında İzmir Metropoliti Hrisostomos’un rolüne dikkat çekti. Yunan askerlerinin masumları katletmesi üzerine Hrisostomos’un bu eylemleri kutsaması, dinlerin insanı yaşatmayı amaçladığını hatırlattı.

Ayrıca, Hrisostomos ve diğer din adamlarının Yunan askerlerini desteklemeleri, tüm dünyaya karşı yürütülen propagandaların bir parçasıydı. Türk milletinin ise Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde, bu büyük oyunu bozduğunu söyledi.

Sempozyumda, 5,5 asır boyunca birlikte yaşama kültürü inşa edilen Rumlarla artık bir arada yaşamanın mümkün olmadığı vurgulandı. Mübadelenin Türk tezi olarak değil, Milletler Cemiyeti tarafından da desteklenerek gerçekleştiği ifade edildi. Prof. Dr.

Öksüz, Anadolu’nun 1878’den bu yana sığınak olarak kabul gören bir yer haline geldiğine dikkat çekerek, Türk milletinin tarih sahnesinde varoluşunu sürdürdüğünü belirtti.

Bugün Türkiye’nin, Yunanistan’ın 8 katı büyüklüğünde olduğunu hatırlatan Öksüz, Ege ve Akdeniz’deki mücadelenin arka planını iyi incelemek gerektiğini açıkladı. Özellikle ulusal çıkarların korunması adına doğru bir gözlem yapılması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Öksüz, kamuoyuna hitap eden her bireyin kendini sağlıklı bir şekilde ifade etmesi gerektiğini ve bu bağlamda geçmişin acılarını unutmadan, geleceğe dair sorumluluk taşıdıklarını söyledi. Sempozyumun sonunda Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr.

Bilal Çetin, Öksüz ve diğer katılımcılara teşekkür belgelerini takdim etti.

Yorum yapın