Doğu Karadeniz İhracatı, 8 Ayda 132 Ülkeye 933 Milyon Doları Geçti

Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane illerinden yılın ilk sekiz ayında toplamda 933 milyon 272 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, bu dönemde Trabzon’un 717 milyon 797 bin, Rize’nin 140 milyon 85 bin, Artvin’in 43 milyon 693 bin ve Gümüşhane’nin ise 31 milyon 695 bin dolarlık ihracat yaptığını aktardı.

Kalyoncu, Trabzon’un ihracatındaki artış oranının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 olduğunu, Artvin’in ise yüzde 8’lik bir artış yaşadığını belirtti. Ancak, Rize ve Gümüşhane’de madencilik ürünleri ihracatındaki gerileme nedeniyle sırasıyla yüzde 12 ve yüzde 31 oranında düşüşler gözlemlendi.

İhracatın en yüksek olduğu sektörler arasında fındık öncelik taşıyor ve bu alandaki toplam ihracat 363 milyon 671 bin dolara ulaştı.

İkinci sırada 149 milyon 144 bin 52 dolarlık değeriyle su ürünleri ve hayvancılık mamulleri bulunurken, yaş meyve ve sebze ihracatı ise 145 milyon 445 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı.

Maden ve metaller dördüncü sırada 96 milyon 275 bin dolarla, kimyevi maddeler ve mamuller ise 27 milyon 893 bin dolarla beşinci sırada konumlandı.

Bölge, yılın sekiz ayında 132 ülkeye 933 milyon 272 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. En fazla ihracat yapılan ülkeler arasında Rusya Federasyonu, İtalya, Gürcistan, Almanya ve Çin Halk Cumhuriyeti ilk sıralarda yer aldı.

Kalyoncu, Doğu Karadeniz ve özellikle Trabzon’da sanayici ihracatçıların en büyük sorunlarının başında yatırım için uygun arazi bulma zorluğunun geldiğini vurguladı.

Organize sanayi bölgelerinde yeterli arsanın olmadığına dikkat çekerek, çevre dostu ve yüksek katma değerli sanayinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ayrıca, bölgede eğitim düzeyi yüksek genç nüfus için istihdam yaratmak amacıyla yeni organize sanayi bölgeleri kurulması ve yatırımcıya uygun arazilerin tahsis edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Saffet Kalyoncu, yerel politikaların kısa vadeli seçim kazanma stratejileri yerine, gelişmiş ülkelerdeki örneklerde görüldüğü gibi uzun vadeli bir bakış açısıyla 100 yıl sonrasını düşünerek projeler geliştirilmesi gerektiğine işaret ederek, bu konudaki taleplerini dile getirdi.

Yorum yapın